www.akasha.com.bz.tc
Giriş          İçindekiler    Dinler Tarihi

TOTEMCİLİK

 

                Avusturalya kabileleri, Amerika Kızılderilileri ve Melanezya toplulukları arasında görülen  totemcilik, antropolojide en ilkel toplum tipi olarak kabul edilen  klanın dinsel kurumudur. Bu yüzden de genellikle dinlerin en ilkeli sayılır.Totemcilik, geniş anlamda, bir hayvan, bitki ya da nesnenin, klanın atası olarak kutsal sayılmasıdır. Totemlere göre klanlarla bölünmüş bir kabilede, canlı cansız  bütün varlıklar, "Totem'e göre" sınıflandırılır. Sözgelimi, bir Avustralya kabilesinde güneş, beyaz papağana benzetildiği için, beyaz papağandır ya da kara papağana benzetildiği için kara papağandır.

Kuzey Amerika'da yaşayan Chippevalar adlı Kızılderili kabilesinin dilinden alınmış olan "Totem" sözcüğünü Batı'da ilk olarak J.Long adlı İngiliz yazarı, 1791'de yayınladığı yolculuk anlatısında kullanmıştır. İlkel toplulukları inceleyen bilim adamları, totemciliğin kurumlarını aydınlığa çıkardıkça, bu dinin insanlık tarihinde önemli rol oynadığı varsayımı güçlenmektedir. XIX.yy'ın ortalarında Mac Lenan, totemcilik  ile Eskiçağ dinleri arasında, Robertson Smith de totemcilik ile Samilerin dinleri arasında bazı yakınlıklar kurmuşlardır. İngiliz antropoloğu Frazer da, totemcilik konusunda değerli incelemeler yapmıştır.

Totemcilik ile ilgili en önemli bilimsel bireşimiyse, Fransız toplumbilimcisi Emile Durkheim Les Formes Elementaires de la Vie Religieuse ( Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri)  adlı kitabında ortaya koymuştur.Durkheim'e göre totemcilik, üç ana kavrama dayanır: "totem", "mana" ve "tabu". Totem, bir klanın bütün üyelerinin kutsal saydığı yaratıkları ya da nesneleri gösterir; klan üyeleri bu totemden türediklerine inanırlar. Totem ayrıca, ortaklaşa bir etiket, bir imge olmasının yanısıra , dinsel birr nitelik de taşır. Nesneler, totem ölçü alınarak, "kutsal olan" ya da "kutsal olmayan" diye sınıflandırılır.  Totem, kutsal olansa, onun taştan ya da tahtadan yapılan simgeleri (tasvirleri), totemin kendisinden daha kutsaldır; bu simgeleri "ŞURİNGA" denir. Malenezya dilinden alınan "mana" kavramı, geniş anlamda, kişilik dışı, gizemci ve büyülü bir güç anlamına gelir. Belirli bir nesne üstünde olmayan, her yere yayılmış bulunan mana, alışılmışın dışında bazı belirtiler ve işlevlerrle kendini gösteren doğaüstü bir güçtür. Mana kavramına Kuzey Amerika Kızılderililerinden Siyular "Vokanda",  İroquoilar "Orenda",  Algonquinler " Manitu" adlarını vermişlerdir.

Totemciliğin  dayandığı üçüncü temel kavram tabu , bazı nesneler ile bazı eylemlerin yasaklanmış olduğunu gösterir. Tabunun amacı kutsal olan ile kutsal olmayanı birbirinden ayırmaktır.  Kurbanların yenmesi gibi klan üyelerinin topluca katıldıkları törenler dışında, totem olan hayvanı öldürüp yemek ye da totem olan bitkiyi koparmak yasaktır. Kökünü dindenn alan bazı yasaklar da, tabu olarak klanın ahlaksal ve toplumsal yaşamına egemendirler. Aynı klanın bir üyesini öldürmek "tabu" olduğu gibi, bir klanın üyeleri arasında evlenme de yasaktır; bunlar aynı toteme taptıklarından birbirlerine karşı "tabu"durlar.  Bu yüzden llan üyeleri, eşlerini başka bir klandan seçmek (egzogami) zorundadırlarr.

Tabu, bir salgın hastalık gibi ona dokunan insana geçerek, dokunanı da tabu durumuna getirir; Bu yüzden tabuya dokunan, cezalandırılır. Tabuya dokunmayı engellemek için , bazı karmaşık ayinler geliştirilmiştir: Polinezya kabilelerinin kralları, dokundukları her şeyi tabulaştıracak kadar güçlü bir "mana"yla dolu sayıldıkları için, yemeklerini elleriyle yemezler, görevli kişilerce yedirilirlerdi. Totemcilikte tabuya saygı gösterme "olumsuz tapınma" diye adlandırılır; olumlu "tapınmaysa", ayinler, görenekler ve törenlerden oluşur.