www.akasha.com.bz.tc
Giriş       İçindekiler       Dinler Tarihi     

ESKİ TÜRKLERİN DİNİ

Eski Türklerin Dini

Eski Türk Dinleri ve Totemcilik

Eski Türklerde Kurban

Yer-Su

Şamanlık

 

Atalar Kültü

Eski Türk inanç sisteminde, bir Gök Tanrı dini olmak dışında bir özelliği daha vardır: Atalar Kültü. Ölmüş atalara saygı, onlar için kurbanlar kesilmesi, ataerkil ailede baba egemenliğinin din alanındaki belirtisi sayılmaktadır. Buna göre, baba ve genellikle atalar, öldükten sonra bile ailenin bireylerini korumayı sürdürdükleri için, onlara duyulan minnet duygusu çeşitli biçimlerde ortaya konmaktadır. Din tarihi araştırmacıları ve etnologların, toplumsal ve ekonomik koşulları göz önüne alındığında, eski Orta Asya ve Kuzey Asya halklarında, atalar kültünün bulunabileceği yönündeki düşünceleri, Türk halkları açısından tarihsel kayıtlarla da tutarlılık kazanmıştır. Asya Hunlarında , her yılın mayıs ayı ortalarında atalara kurban sunulduğu bilinmektedir.

Aslında, "koruyucu ruh" inancı eski Türklere özgü bir inanç değildir. Eski Yunanlılarda her sitenin bir "koruyucu Tanrı"sı vardı. Bu tanrıları hoşnut etmek için onlara bal, zeytinyağı, güzel kokulu ve kanlı kurbanlar sunan eski yunanlılar, ölülerin ruhlarının, tanrı Hades'in ülkesi olan toprak altına indiğine inanırlardı. Romalılar da her yerin "koruyucu" perileri vardı; bunlara "lar" deniyordu. Ayrıca, her insanın de bir "koruyucu perisi" vardı (erkelerine genius, kadınlarınkine juno adları veriliyordu). Eski Germen halkları, her soyun, bütün üyeleri arasında işbirliğini sağlayan "uğur"ları bulunduğuna inanıyorlardı. Çeşitli ülkelerde bütün bu tanrılar ya da tanrıçaların tasvirleri  yapılıyordu. Eski Yunan tanrılarının heykelleri; Hindistan'daki putlar: Arapları arasında ağaçların, mağaraların, pınarların, büyük kayaların ruhların evi sayıldığı "Cahiliye Dönemi"nde Lât, Menât,Uzza vb. putlar.

Atalar ile ilgili kalıntıların kutlu sayılması , mezarlara yapılan tecavüzlerin sertlikle cezalandırılmasından anlaşılmaktadır. Batı tarihçilerine göre, Attila'nın ikinci Balkan seferinin nedenlerinden biri, Hun Hükümdar ailesine ait mezarların, Margus Piskoposu tarafından açılarak soyulmasıdır.  Hunların büyük bir hakaret saydıkları bu işe piskoposu teşvik etmiş olan etken, eski Türklerin erkek ölüleri, silahları ve değerli eşyalarıyla, ölen başbuğları altın ve gümüş koşumlu atlarıyla, kadınları da süs eşyaları ve mücevherleriyle birlikte gömmeleriydi. Bunun nedeni, eski Türklerin, öbür dünyada ikinci bir dünyanın varlığına  ve ruhların sonsuza kadar yaşadıklarına inanmalarıydı. Eski Türkçe'de (Göktürkçe, Uygurca) ruh için "can" anlamında tin sözcüğü kullanılıyordu.  Bu , aynı zamanda "soluk" demekti. Ölümü, soluğun kesilmesi, ruhun bedenden çıkıp uçması biçiminde düşünüyorlar, bu yüzden bazen "öldü" yerine "uçtu" diyorlardı.  Ruhları öbür dünyaya göçen ataların orada rahatsız edilmemeleri, iyi yaşamaları gerektiğine inanıyorlardı.